17 Nisan 2019 Çarşamba

Hareketli


Gülümseten şarkılara vaktimiz olmadı ki bizim.
Başımızda kavak yelleri esmedi.
Boğazdan kılavuz kaptanı olmadan geçerken
Dümeni kilitlenip bin yıllık yalıya çarptı
Gençliğimizin ilk ve son baharı.

16 Nisan 2019 Salı

Değişiklik

Bir ağaç vardı köşede, aşağıda
Kesmişler.

Bir demire kazımıştım adımızı
Küçük bir kalp içinde
Çalmışlar.

Ve yol vermiş bildiğimiz her şey
Dizginsiz gelenlere
Ardı sıra

O ormanın yolu,
Denizin feneri,
Okulun boyası
Minibüsün güzergahı,
Berberin dükkanı,
Ve hatta
Çocukların oyunları,
Toplu taşıma araçları,
Penceremizin manzaraları
Hava alanları
Ve metro istasyonları.

13 Nisan 2019 Cumartesi

Yağmur Sonrası

Toprağın hiçbir kazanımı yoktur ama
Bir başka kokar yağmur sonrası.

Bir başka bakar dünyaya
Tekrar kuruyuncaya kadar.

7 Nisan 2019 Pazar

Yalın-ız

Nasıl yalnızız bir bilseniz
Yürüyenin yanındaki vasıfsız merdiven
Antep'in yanındaki tuzlu fıstık gibi
ve tükeniyoruz boşuna.
Rakının dışındaki buz
Gitarın sağlam beş teli gibi.

18 Mart 2019 Pazartesi

Sıra Sana Gelince

Kaç
Seni ben yapan her şeyden
      Kuş
      Sana çarptı kanatları kırıldı
            Koş
            Yarın hep olduğundan yakın
                  Kur
                  Hayalle yaşayanı da yaşamayanı da
                       Kor
                       Değil mazi yaktı bizi biz yapan herkesi
                            Kal
                            Gitmek kolay
                                 Kul
                                 Ol. Ona, öbürüne, ötekisine.

8 Mart 2019 Cuma

Çünkü

Yalnızlığın sesini duymak istiyorum 
Küçük ve vasıfsız uçuşkanların kanat çırpışını
Gündönümüne bakan bir pencerenin kenarında
Taze soğan ve maydanoz gibi yaşamaya kararlı bir şeylerin
Aynı pencerenin camına düşerse bile yansımaları
Kökleri hiçbir zaman kavuşmayacak bitkilerin
Karşılıklı sevdalarını budamak 
Çünkü
Toprak değil de cam gibi
İnce ve şeffaf bir sınır ayıracak
Biri yaprak dökerken 
Tomurcuk tutacak
Diğeri.


25 Aralık 2018 Salı

Bir Kuş Daha Büyüttüm


Sahi bütün kuşların uçmayı başaramadıkları doğru mu?
Ya da hepsinin kanatlarını keşfettiği anda yuvayı terk ettikleri?
Ana vatanı yani, anayı ve babayı geride bırakarak hem de?
İhanet doğanın da özünde olan bir şey mi yani?
Zuhur eder mi küçük bir serçenin bedeninde?

Hareketli

Gülümseten şarkılara vaktimiz olmadı ki bizim. Başımızda kavak yelleri esmedi. Boğazdan kılavuz kaptanı olmadan geçerken Dümeni kili...