Susuzluğunu dindirmeyecek suskunluğum.
Soluklanmıyor senin kelimelerin.
Bense ışığın yalayarak ıslattığı
Gölgenin üfleyerek kuruladığı yere bakıyorum.
Zihnim, boş bir levha.
Çay bardağının çatlaması gibi bir şey olacak.
Sessiz, önemsiz ama geri dönüşü olmayan.
Bulaşıkları yıkarken
Ve derinin altında bir yerlerde koşarken çıkan sesleri dinliyorum.
Zihnim, benim yulaf tarlam.
Sevgide özgürsün, saygıda mecbur.
Sana hiçbir şey öğretemedim.
Yine de, kork cevabımdan.
Son olarak, tek bilen değilsin.
Zihnim, her şeyle vedalaşıp sana geldim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder